Daima düşünceliydi... -Susması, konuşmasından uzun sürerdi... -Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı... -Dünya işleri için kızmazdı... -Kötü söz söylemezdi... -Affediciliği tabii idi... -İntikam almazdı... -Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi... -Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: Kimseyle çekişmezdi. Çok konuşmazdı. Boş şeylerle uğraşmazdı... -İmanı, umutsuzluğa düşürmezdi... -Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı... -Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı... -Kimsenin kusurunu araştırmazdı... -Kimseye, hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi... -Yanında en son konuşanı, ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi... -Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse, o da güler; bir şeye hayret ederlerse, o da onlara -uyarak hayret ederdi... -Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi... -Her zaman ağırbaşlıydı... -Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı... -Kelimeleri, parıldayan inci Dizileri gibi tatlı ve berraktı... -Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, vakar ve sükunetle rahatça yürürdü... -Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi... -Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol " -Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu... -Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı... -Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı... -Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilemezdi... -Önüne ne konulursa yerdi... -Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı... -Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı... -Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi: “İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.” -Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı. -O, Hz. Peygamber'di. -Efendimizdi. (Aleyhissalatü vesselam) Bunlar sadece bi kısmı....